gtag('config', 'UA-113453134-1');

İSTANBUL..İSTANBUL

İSTANBUL….İSTANBUL…

Ulaşımı  en zor olan şehir… tabii ki çok sevdiğimiz İstanbul… güzeldir, gezmeye doyulmaz, ama bizi çok yorar… bir yerden başka bir yere gitmek, daha doğrusu gitmeye çalışmak, daha da doğrusu gitmeye niyet etmek.. ama en doğrusu gitmekten vazgeçmek.. Vazgeçersek yazı olmaz ,biz gitmeye çalışalım…

Kara, hava, deniz , yer altı, yer üstü.. hepsini deneriz, ortaya karışık yapar, minibüs, otobüs, metrobüs savrulur dururuz. Bu taşıtlara binmek de öyle çok kolay bir iş değildir.Kendine güven ve cesaret şarttır. Bu taşıtlarda yolcunun zeki, çevik ve atletik olanı makbuldür. Bir kere metrobüs durakları her zaman çok kalabalıktır. Sonradan gelen biri olarak bu kalabalığın arasına sızıp doğru yere konumlanmak zeka ve cesaret işidir. Kalabalığa asla son gelenin siz olduğunu belli etmeyin, heyecanlanmayın ve korkmayın.. onlarda insan.. .konumlanacağınız yeri iyi seçin… seçeceğiniz konum 36- 42 kuzey enlemleri, 26-45 doğu boylamları arasında yer almalıdır. Bu zor oldu galiba.. şöyle kolaylaştıralım, gelen metrobüsün uzunluğunu bir ölçelim, sonra durakta önceden gelip park halinde olan kaç metrobüs olabileceğini hesaplayalım.. bu hesaplara göre bineceğiniz metrobüsün kapı hizasını bulup orda duralım..   burda vücut profiliniz de önemli, biraz iri kemikli iseniz çok şanslısınız tam İstanbul toplu taşıma yolcu tipine uygunsunuz …. Hayatta ezilmezsiniz.. Tebrik eder, kemik iriliğinizin devamını dileriz.. Gelelim diğerlerine , kapı hizasına konumlanan ince kemikli A kişisi, yaklaşan  B metrobüsünü gördüğünde ,yanındaki  X,Y ve Z şahıslardan önde olmak için vücudunu 60 derece sol ve  40 derece  öne doğru eğik açıyla tuttuğu takdirde, sol ayağınında sağ ayağından 30 cm kadar önde olduğu düşünülürse, X,Y ve Z şahıslarınında benzer takdiği uyguladığı öngörülürse Y kişisinin bu metrobüse   binme şansı sıfırdır. Diğerini beklesin lütfen ..

Metrolarda durum sanki biraz daha kolay…burda önemli olan metroya gidiş yolunda geçen zamanı biraz daha kısaltmak. Zaten  hep aşağı yönlü gidiliyor, boşa alın kendinizi bırakın  yer çekimine.. merdivenler daha kolay bitecek. Biraz kırık – çıkık olabilir şimdiden geçmiş  olsun.

Metro durağına indiğinizde durum benzer, metrobüs durağındaki aynı  kalabalık burda sizi bekliyor. Bakın iri kemikli X,Y ve Z en önde.. sizin kemikler nasıl.. Heee az önce merdiven inişinde kırılmıştı doğru..

Burda da metroya rahat ve öncelikli binebilmek için önce yaklaşan metronun istasyona varış saatine kaç dakika kaldığına  bakın, sonra kendi saatinize bakın.. Bravo iş çıkışına denk geldiniz, keşke saatinize daha önce baksaydınız. Evden hiç çıkmazdınız… Kemiklerde gitti zaten..Neyse..

Şimdi  metronun istasyona varmasına sekiz dakika kaldığını düşünelim .Dakikada  merdivenden yürüyerek inen kişi sayısını 30 ,sizin gibi ümitsizce kendini boşa alarak , yer çekimi  gücü ile inen kişi sayısınında 35 olduğunu düşünelim..Gelen  metronun 4 ‘lü vagon olması halinde ve 8 ‘li vagon olması halinde , istasyonda bulunan kişi sayısını ve kemik iriliklerini dikkate alarak, metronun kapı hizasına konumlanalım.. Biraz zorlandığınızı farkındayım ama ağlamayın lütfen.. İstanbul işte burası, toplu taşıma böyle..Adı üstünde toplu taşıma tek tek taşı…Taşıyamıyo..   Hadi tut şu iri kemikli   X,Y ve Z’nin elinden de seni metroya bi bindirsinler.. Sonra gene anlatırım sana İstanbul da yolcu olmayı..

İSTANBUL..İSTANBUL” için 11 yorum

  • Şubat 5, 2018 tarihinde, saat 9:26 am
    Permalink

    Çok beğendim başarılar dilerim

    Yanıtla
  • Şubat 5, 2018 tarihinde, saat 10:29 am
    Permalink

    Cennet yurdumuzun en kalabalık, en yorgun, en duygusal şehridir Istanbul. Herkesin bir parçasını taşıyan, insanlari içine sığdırdığı kocaman bir yuvadır.

    Yanıtla
    • Şubat 5, 2018 tarihinde, saat 11:09 am
      Permalink

      Doğru.. ayrılamadığımız şehir..

      Yanıtla
  • Şubat 7, 2018 tarihinde, saat 12:40 pm
    Permalink

    Ben eski istanbul u ozluyorum.yeşili bol iyot kokulu istanbul u …
    Denize girebildiğimiz parklarında piknik yaptığımız ıstanbul u…
    Martilarin seslerini duyabildigimiz canim istanbul u…

    Yanıtla
    • Şubat 7, 2018 tarihinde, saat 4:17 pm
      Permalink

      Yaşayabilen herkes çok özlüyor eski İstanbulu.. biz pek yetişemedik.

      Yanıtla
  • Şubat 8, 2018 tarihinde, saat 6:49 am
    Permalink

    Yazıda metrobüs çilesini harika anlatmışsınız. İstanbul bizi bırakmışsa bizim de onu bırakmamızın zamanı gelmiş demektir. Türkiye de daha nice güzel şehirler var.

    Yanıtla
    • Şubat 8, 2018 tarihinde, saat 11:36 am
      Permalink

      Çok doğru, sorun bizde aslında herşeyin bu kadar farkında olup, burada yaşamaya devam ediyoruz. Sevgiler;

      Yanıtla
      • Şubat 8, 2018 tarihinde, saat 4:15 pm
        Permalink

        Bir arkadaşım vardı.. Gerçi hala var. Bu keşmekeşten çıkıp güneyde butik otel işletecek ve 4 mevsimi yaz haline getirecekti.. uzun zaman oldu:)

        Yanıtla
        • Şubat 8, 2018 tarihinde, saat 4:18 pm
          Permalink

          Tanıyorum bu arkadaşları galiba :)) Hayaller , gerçekler

          Yanıtla
  • Şubat 9, 2018 tarihinde, saat 8:47 pm
    Permalink

    Çok güzel olmuş..Hep yaşadığımız durumlar..Komikliğini hiç farketmemişiz…

    Yanıtla
    • Şubat 9, 2018 tarihinde, saat 9:25 pm
      Permalink

      Teşekkür ederim

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir